MTB Academia

Hiç

Gece başınımızı gökyüzüne kaldırdığımızda, uçsuz bucaksız karanlıkta kıpırdayan milyonlarca yıldıza baktığımızda ne kadar büyük bir ıssızlıkta yapayalnız olduğumuz hissi mutlaka içimizi kaplamıştır. Üzerinde yaşadığımız şu dünyanın büyüklüğünü bir düşünelim. Sonra da, Dünyadan 1 milyon 303 bin kez daha büyük güneşi, bu büyüklüğü hayal bile edemiyeceğiz. Peki, bizim için bu kadar büyük olan güneşin, Evrende ki yeri? İçinde yer aldığımız Samanyolunda bulunan yıldızların sayısı, son bilimsel verilere göre yaklaşık 400 milyar civarında... 400 milyar, bizim için sadece bir rakam. Ve bu 400 milyar akıl almaz büyüklükteki yıldızların arasında, yüzlerle, binlerle ışık yılı olarak ölçülen mesafeler. Dünya var olduğundan bu yana 50 milyar insan yaşamış, her bir yıldıza bir insan koysak 350 milyar yıldız boş kalır..! Bilimin kozmolojide kabul ettiği bir kozmik takvim vardır. Bu Kozmik Takvime göre, Evrenin varolduğu kabul edilen (Big-Bang) anından yaşadığımız şu ana kadar geçen 15 milyar dünya yılı, bir "Kozmik Yıl" oluyor. Dolayısıyla, biz bu "Kozmik Yılın, Aralık ayının son gününün son saatlerini" yaşamaktayız. Yani dünyayı gözlemlemek yerine, evreni gözlemleyen bir algıya sahip olsaydık, evrenin varoluşundan şu ana kadar geçen 15 milyar yıllık süreyi bir kozmik yıl olarak algılayacaktık. Peki bu kozmik yıl içerisinde, "güneş, dünya, insan" ne zamandan beri var? Güneş kozmik takvime göre, henüz 4 aylık. Yani kozmik yılın Eylül ayının başlarında varolmuş. İnsan ise Aralık ayının son gününün son üç saatinde. Çünkü insanın Dünya üzerinde varolmasından bu yana geçtiği kabul edilen 5 milyon yıllık süre, kozmik takvime göre 3 saat kadar birşey. Bir insan ömrü, kozmik takvimde ne ifade ediyor dersiniz? Nerdeyse bir hiç, bir nefes!.. 6.7 salise! Kozmik takvimdeki 1 saniye, dünyada asırlarla ölçülebiliyor. Evet, işte dünyadaki tüm yaşamınız, evrensel zaman birimi kabul edilen, kozmik yıla göre, bir nefesimiz kadar bir süre. Bu süre içerisinde doğuyoruz, büyüyoruz, acı, tatlı günlerimiz, eşimiz, dostumuz, sevgilerimiz, nefretlerimiz, dünyadaki tüm anılarımız, varımız, yoğumuz her şeyimiz ve nihayet dünyayı terk ediyoruz. Hepsi oldu bitti..! Hepsini bir "nefes" de yaşadık bitirdik. İşte insanın dünyasındaki "evrensel gerçekler" karşısında yeri. Peki neyin peşindeyiz; bir nefeslik yaşam için… “Bu dünya hırsı” sadece bir nefes’ te açıklanabilir; “HİÇ”..!

 

Hiç